Pages

24 Kasım 2013 Pazar

zaman alıyor yine yazmalarım

uzun zaman alıyor yine yazmalarım.. ama yoğunluk mu desem bir kaçma dürtüsü mü desem bir türlü elim gitmedi blog sayfamı açmaya. ne yazacağımı da bilemedim aslında .. değişmeyen ruh hallerimi mi , okulumun artık son senesinde olmam mı , yoksa Ankara'ya nasıl bağlandığımı mı , ona nasıl nefretimi , minnetimi sunmayı mı ... kafam fazlasıyla karışık.

zaten bu sene anlamadığım bir hızla ilerliyor. okulun geç açılması art arda gelen tatiller derken şurda ilk dönemin bitmesine 5 hafta falan kaldı. zaman yetmiyor gibi geliyor ama bazen de hiç geçmiyor gibi.

zamanın geçmemesinin sebeplerinden biri bitmeyen sınavlar tabii ki de her hafta sınav mı olur arkadaş ! tam rahatlayacağım diyorsun hoop finaller -.- 

arada keyfimiz yerine gelsin deşarj olalım diye sinema-tv dersi aldık. ne güzel her hafta film izleyip takılacaktık güya. sevgili hocamız bize 2 vize bir final olayı ile gelince 'sende mi Brütüs' ya dedim içimden. kadın bize sinopsis ve ardından da seneryo yazacaksınız dedi.ben daha başladığım fanfictionları bitiremezken senaryo yazın dedi. zorla ıkına ıkına sinopsis'i yazdım ama senaryo hala bir gıdım ilerleyemedi.çünkü senaryo hikayeisini birine anlatmaya başladığım da coştukça coşuyorum önünü alamıyorum ama sıra yazmaya gelince olmuyor diyalog yazımı lazım action lazım derken bir sürü şey çıkıyor haliyle olmuyor bende kendimce karar aldım kendimi tutup kimseye anlatmadan bu işin içinden çıkmam lazım. en nihayetinde ben senarist değilim filmi çekecek halim de olmadığına göre son senenin güzel hatırası diye saklarım artık senaryo da yazmadım demem yani :) ( bir ara kendi yarattığım karakteri de kıskanmadım değil hep o esas oğlan yüzünden hayalim de o kadar iyiydi ki gerçekte niye böylesi yok diye üzüldüm )

yani uzun lafın kısası bende durumlar böyle her hafta burç yorumlarım da da gördüğüm gibi kariyer yapmaktan aşka bir adım gidemiyorum aman zaten kafam hala onunla dolu. onun da naptığından haberim yok . aman ölse haberini ilk ben duyarım gibime geliyor zaten..

 ps : şimdilik bu kadar umarım devamı gelir diyelim iyi pazarlar :)

pazar şarkımız Jason Mraz olsun mu  ??




     

27 Temmuz 2013 Cumartesi

bazen her şey sararıp solar ojeler hep rengâ rengârenk :D :D

Selammmm ^^
Bu sıkıcı yaz gecesinden yazıyorum size. Yine kimin gazına geldiğim bilinmez ama bir post yazsam hiç de fena olmaz dedim az önce oje sürerken..

Sanırım ilham oje sürerken geldi yamacıma J çünkü vakti zamanın  da biz kızların oje tutkununu yazacaktım. O da bu geceye denk geldi J  

Neyseee şu an her üç kızdan ikisinin oje koleksiyonu olduğuna eminim. Son zamanlarda patlak veren renk çeşitleri bizi bizden alıyor. Hep o avmlerdeki kozmetik stantları yüzünden -.- kendimden biliyorum bu sefer gereksiz bir şey almayacağım diyerek bütçemin yarısını flomara yatırmıştım bir ara -.- 


 Okul zamanı birkaç arkadaşım oje sayılarını yarıştırıyordu ve tabi ki kazanan Yağmur olmuştu. ( hatunun en son okul zamanında 120 ye yakın ojesi vardı *-* )
Okulun kozmetik mağazasına girdiğimizde istem dışı oje sepetinin başında buluyoruz kendimizi J bende ona uydum o aldıkça bende aldım ama onun oje sayısına ulaşamadım tabiî ki :D



 Renk renk olan bu ojelerin türleri de çıktı tabi ince fırçalısı olanı mı ararsın , mat oje mi ,30 sn de kuruyanı mı en son neon ojeler çıktı ama onlar henüz elime geçmediğinden yorum yapamayacağım J ama Minzy (2ne1) sanırım paylaşmıştı sürünce güzel duruyor J  






Bütün ojeler güzel olsalar da markalarda önemli oluyor en erken kuruma durumunda flomar benim favorim ^^ golden rose  her ne kadar çeşidi bol olsa da kuruma yönünden sınıfta kalıyor :/

Benim bu ara yeni takıntım mat ojeler. Sanki benim için üretilmişler. Hem yoğunlukları hem de parmaklarda duruşu çok güzel. Golden rose ile başlayan mat oje alma serüvenim yine flomarla son buldu :D aslında ikisinin duruşu da sürüşü de iyi ama golden rose ikinci akşamda sonra parlamaya başlıyor flomar yine matlığını koruyor durduğu süre boyunca .


 Çok marka var bu oje üzerinde ama ben genellikle – daha çok hangisine denk gelirsem tabi – pastel , flormar, golden rose , avon , cecile … kullanıyorum hepsinden de memnunum J



Bu  yazının sonu gelmez gençler malum sonuçta bir tutku dan bahsediyoruz şurda o yüzden iyi geceler renkli günler dilerim ve 2ne1 – falling in love şarkısıyla veda ederim :*
                 

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Sam Smith - Lay Me Down

     güzel şarkılar paylaşılmalı bence keyifli dinlemeler :):)
                             

15 Temmuz 2013 Pazartesi

#direngevezeninütopikdünyası

             

Epey bir zaman oldu sanırım..
Öyle ki en son postu ne zaman yazdım ben bile hatırlamıyorum. Okuldu sınavdı derken hep erteledim durdum. Sonra yazacak bir şey bulamadım kelimelerim bitmişti sanki. Sonra toparlarım derken ara ara notlar aldım kenara şunu yazarım bunu yazarım diye.. sanırım o notları da kaybettim ya da defterlerimin arasında kaybolmuş da olabilirler bilmiyorum..

Aslında okulun bitmesine yakın Ankara’ya bir yaz vedası ederim diyordum ama ülkede yaşanan kaos ,gezi direnişi, yaşananlar beni öyle darma duman etti ki bu sefer yazacak cesareti bulamadım kendimde. Yaşananları başka ülke kanalından izlemek Ankara da tek başıma olmam çaresizlik içinde olmam elimden hiçbir şeyin gelmemesi … sadece ağlamak da buldum çözümü…

Sonra bir sınav furyasının ardından eve geldim Bursa’ya. Hadi dinleneyim hadi yerleşeyim derken yine arada kaynadı :/ arada takip ettiğim blogları her okuyuşumda –tamam bu sefer yazıcam diyorum- hooop sonra ara ki o isteği bulasın J

Şimdilik bu postu ısınma turu sayıyorum arada kenara attığım notları bulup tekrar geri döneceğim şimdilik iyi tatiller J J



Ps : #direngevezeninütopikdünyası ^^ bu da iyi geceler şarkısı olsun :)




30 Mart 2013 Cumartesi

biz kimiiiizzz ? :D




bu ara ne yazsam ne yazsam diyordum ki ... bir kendi dünyama döneyim dedim bakayım neler oluyor orda . o dünyanın içinde ne mi var kız yurdu var okul var ve birde okulun dışı var. hepsinin ortak paydası da kızlar :)
 kızlar dediğime bakmayın böyle yazınca pek sevimli duruyor olsa bile aslında pek de öyle değil -.- 

 önce sevimli taraflarına bakarsak bu olayın ( kendimin de içinde bulunduğu kız grubundan gözlemle ) sohbet ortamı rahat oluyor bir kere 'aynı dili' konuşuyoruz :D eğleniyoruz bir gülme furyasına katılınca dikkatleri üzerimize toplayabiliyoruz :D ister iki kişi olalım ister yedi kişi gülmeye başlayınca önünü alamıyoruz :) ( o iki kişi olayını bizzat en yakın arkadaşımla yaşadım akşam olmuş herkes dersten yorgun argın çıkmış otobüs de hemen yurda eve dönmek isteyenler ayakta uyuklayanalar varken biz iki safina saçma sapan şeyler konuşup gülerek herkesi rahatsız ettik :D birde utanmadan arkamız da oturan arkadaşımıza çok mu güldük ki biz ? dememiz de ayrı bir olaydı :D )


bu fotoğraf beni bitiriyor resmen bu kadar iyi anlatılamazdı bir olay :D

felsefe okuduğumu bir çok kere yazmışımdır. sınıfta 40 'a yakın kız varken 3 - 5 tane de erkek var :D. ee bu kadar hatun olan bir sınıfta da giyim konusu sakat bir iş halini alıyor .biriyle pişti olmazsan diğeriyle kesin pişti oluyorsun kaçarı yok :D çünküü hepimiz Koton, Mango ,Colins az biraz LCW mağduruyuz :) neyse ki sözleşip falan giyiniyoruz arada şok olmayalım diye :P

 en basiti yahu oda arkadşımla aynı gömleği aldık geçen sene gerçi bu sene de almış bulunduk ama neyse ki bu sefer renkleri farklıydı :) 

her ay bir doğum günü kutluyoruz neredeyse .. birde süpriz yapıyoruz bir hazırlık furyası oluyor ki görmeniz lazım dolu dolu geçiyor zaman :)

anlaşmazlıklar olmuyor değil . havalardan mı çenemizin çok çalışmasından mıdır bilinmez ortamı hemen gerginleştirebiliyoruz. bazımız alttan alsa bile diğerinin saygızlığının önünü alamıyoruz.( onca kız saç başa girmediğimize şükrediyorum :D )

 aslında afişe edebileceğim çok konu varda can ve mal güvenliğim için susuyorum :D
                                                                                ve  herkese iyi haftasonları diliyorum :))

8 Mart 2013 Cuma

tatil bitti *-*


Çoook uzun oldu dimi yazmayalı.. bence de öyle oldu. Hep benim miskinliğim yüzünden. Yoksa ben tatilde bol bol yazacaktım. En azından tatile başlamadan öyle diyordum. Tembellik insana yapışınca mutfağa su içmeye gitmeye bile üşeniyor.( bizzat yaşadım ben bunu). Neyse çok uzun bir tatilin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Yarın Ankara’ya dönüyorum L ( saat itibariyle bu gün ) . tam alıştım derken gitmek zor oluyor :/

Bu tatilde dediğim gibi pek bir şey yaptığım yok. Bursa’ya yeni taşındığımızdan dolayı arkadaş konusunda pek bir şanssızım. Havaların soğuk olması da buna eklenince bildiğin ev kuşu oldum. Bir ara bütler için Ankara’ya gittim o kadar…
ama bol bol film izledim J bunlar da hoşuma gidenler …


 en beğendiğim de 'doğru hamle 'idi. keyifli bir aşk filmiydi :)


bu tatilde kitap okumayı çok istedim ama aldıklarımdan sadece birini okuyabildim :/ (o da zaten iki günde bitti) okul zamanı şu meşhur ‘ elli ton ‘ serisine başlamıştım onu okurken de arada ‘Gabriel’in Cehennemi’ ni okumaya devam ediyordum baktım ki onun ikinci kitabı çıkmış hemen aldım tabi J odaa ‘Gabriel Arafta’ idi. İkisi de çok güzeldi. Kitapların yazarı da bir o kadar kibardı =) twitter da kendisine bir kitap bir de yılbaşı için tweet atmıştım ve oda Türkçe ‘teşekkür’ ederek kalbimi fethetmişti J kitaplarımda burada… J

diğer aldıklarımı da okula başlayınca yavaş yavaş okumaya başlayacağım inşallah  ( kitapçıya gidipte pabuçlarını dama atmazsam tabi J)


tatili bir kore dizisi izlemezden bitirirsem olmaz dedim vee ‘flower boy next door’u izledim J çok aman aman bir dizi değildi ama Enrique için izlenmeye değerdi J



  

bu daa Enrique ^-^

ps : şimdilik bu kadar JJ bu da iyi geceler şarkısı olsun J  ( şaka maka sabah gidiyorum bitti tatil :( )