Pages

8 Kasım 2012 Perşembe

Özlediklerimi geri verin...





Özlediğim onunla geçirdiğim zaman mı yoksa direk kendisini mi özledim bilemiyorum. Ama bir şeyleri özlediğim aşikar…

Aşk konusunda neredeyse kendimi bahtsız olarak ilan edeceğim. Tabii ki ilişkiler konusunda büyük bir ( hatta iki) hayal kırıklığı yaşamaktan öteye geçemedim henüz. Bir sorun vardı ama sorunun kimden kaynaklı olduğunu bilemiyorum …

Tam yeni bir yerde yeni biriyle yeni bir şeyler yaşamak istedim en doğal hakkımla. Her şey güzel de başlamıştı ama nasıl olduysa kötü bitti. Anlamıyorum ki kötü anlarımızdan kurtulmak  mesela yalnızlıktan uzaklaşmak ya da mutlu olmak için evrene hep güzel , iyi mesajlar gönderirken neden aşık olduğumuzda mutluyken evren bize sağ gösterip sol vuruyor ? neden yani ??

Son bir senedir kurtulmak istediğim ama bir türlü kurtulamadığım bir platonik durumun içindeyim. Hep iyi düşünmeye çalışıyor evrene olumlu , kendimi tatmin edici mesajlar , olumlamalar gönderiyorum bana mısın demiyor .

‘’ hani her şey bizde ‘kendimizde’ bitiyordu. Sadece içten istemek gerekiyordu noldu evren niye olmuyor bu iş ?’’

Eh hal böyle olunca evren de yardımcı olmuyorsa kendim bir şey yapayım dedim. Uzun zamandır kendime zaten haksızlık ediyordum bari bu sefer hem karşımdakine hem de kalbime bir şans vereyim dedim ve kendimi olayların akışına bıraktım.
Fazla aktık sanırım. Erken bitti. Bu sefer ben bitirdim. Anlamsız bir vicdan azabı çekiyordum platonik olayım üzerine çok gereği varmış gibi.. karşımda ki de ayrı bir olaydı zaten. Çok ilgi bekliyordu ; haddinden fazla. O tek taraflı yaşadı ilişkiyi bir nevi. Bitirelim dediğimde hiç empati kurmuyorsun dedi. Sorun benim empati kurmam değildi sorun aşk yoktu , sevgi yoktu…

Olayı ben bitirmiştim ama üzülen yine ben oldum. Üzüldüm çünkü insanları üzmekten kırmaktan nefret ediyorum L

Kısa bir zaman geçirmiştik ama güzel zaman geçirmiştik. Sanırım benim ki biraz da boşluğa düşmek gibiydi. Onunla geçirdiğim zamanları özledim sadece asıl özlediğim başka..

Ps: yeni bir ilişkiye başladıktan kısa bir sonra sonlandırmam evrenin bana ‘’ daha diğeriyle işimiz bitmedi aceleci değil sabırlı ol ve bekle ‘’ deme şekliydi sanırım…


6 Kasım 2012 Salı

İnsanlar değişik azizim -_-


Uzun zaman önce başıma geldi birazdan anlatacağım olay. Genel temamız fotoğraf ve yorum -,- geçenlerde bir fotoğrafıma öyle yorumlar aldım ki ağzım bir karış açık kaldı. Tabii ortada yanlış anlaşılacak bir durum yok..


    Neyse olay benim bu fotoğrafıma gelen yorumlarla başladı. Her ne kadar fotojenik bir insan olmasam da kendi çapımda iyi çıkarım fotoğraflarda ama hayatımda da böyle yorumlar almamıştım hiç. Daha doğrusu bu kadar değişik, acayip yorumlar almamıştım. (kim almıştır ki zaten mümkünse bunları yazan kişi türünün ilk ve tek örneği olsun :O )

Olaylı fotoğrafa gelen olaylı yorumların ilki…

tanıdık birşeyler görüyormuşum gibi geldi.. biraz (sanırım Antik Yunan(?) temalı) resimlerden.. biraz da kendi gözlemlerimden.. balkanlar filan geliyor aklıma.. belki de zaten bildiğin birşeyi tekrar sana söylemek değil niyetim.. ne diyeyim.. hoşuma gitti.. aslı var mı söylediklerimin
sanırım biraz karışık oldu ama..

Biraz mı ? o.O demek geldi içimden ama diyemedim tabi. Bir an acaba başka bir şey mi anlatıyor diye düşündüm ama değil bildiğin yorum yapmış. ‘’hoşuma gitti’’ dese daha az tepki verir konuyu kapatırdım ama değildi yani.. cevap olarak biraz tuhaf olduğunu ama yine de teşekkür ederim dedim.

Aslında devamı var tabii …

aslında aradım fakat bulamadım aklımdaki resimi.. çeşitli detayların (mimik, "bardak tutuş biçimi" belki de sosyal fakat fiziksel olarak da görünür olan) yörelere özgü olabildiğini ve nesillerden nesillere aktarılabildiğini düşünüyorum sanırım bazen..
balkanlar var mı akrabalığın, nasıl..
şimdi "balkanlar" diyebiliyorum ama.. işte bir çeşit gıdı hareketi izi, ya da saç kullanma biçimi belki biraz da vucut biçimi birleştirmeye çalıştığım..
böyle yazınca sanırım daha çok "materyal" üzerinden dönen bir tartışma gibi olacak ama.. bakalım..


Al bir de buradan yak dedim okuyunca. Alt tarafı balkon kenarına oturdum başıma bunların geleceğini tahmin bile edemezdim.
Olaya balkanlardan girse bile öyle olmadığımı Karadenizli olduğumu ayrıca göçmen olmadığımı da ayrıca ekledim bu olayın son bulmasını umarak..


aklıma "Pontus" üzerinden yeni "olası" açıklamalar geliyor ama sanırım en azından şimdilik bu kadar kurcalama yeter..
aşina olduklarımız mı hoşumuza gider yoksa hoşumuza giden yada gidebilecek olanlara kaşı meyilli olduğumuzdan mı sık sık onları ziyaret edip aşina oluruz..
anaokulu zamanlarıma kadar giden bir soru oldu şimdi benim için.. :)
cevabını esirgemediğin için teşekkür ederim.. sanırım şimdlik içini doldurabildiğim sorularım bitti.. ve seni rahatsız etmekten endişe ettim.. haydi bakalım..

hayırlı geceler

bunu da okuyunca sanırım mitoloji dersindeyim dedim bunun başka açıklaması olamazdı çünkü. Paragrafın sonuna doğru çok okumaktan sanırım ufku fazla (!) genişlemiş diye düşünüyordum ki beni yanıltmadı arkadaş. Kendisi de olayın çocukluğuna kadar gittiğini söyledi -.-

daha cevap vermedim alacağım cevaptan korktum o.o . yani mesajlar hoşuma gitti bile diyemedim metin içinde anlayacağım bir alt metin arıyordum hatta mitoloji dersi niye görmüyoruz diye de bölümdekilere de gönderme bile yaptım içimden..

ps : bu mesaj trafiği bir klasik müzikle bitmişti. Şimdi o eseri hatırlamıyorum ama sabredip sonuna kadar dinlemiştim ayıp olmasın diye -.-