Pages

29 Ekim 2012 Pazartesi

happy birthday to me ^-^



Bu bir geç kalınmış doğum günü yazısıdır !

Evet. Bayram dolayısıyla geç kaldığım için yazıyı anca yazabildim:/.
Geçtiğimiz  23 ekim de blogum ilk yılını doldurmuş oldu. Artık o 1 yaşındaa ^^. Hatta beraber blog dünyasında ilk yılımızı doldurduk. Öyle ya ben yazmazsam o da olmazdı:D çok nadir yazan bir insanım farkındayım ama bendeki ilham durumu da aynı benim gibi pek üşengeç J

Bu blogu açmak o kadar kolay olmadı benim için. Uzun bir düşünme evresi geçirdim. Açsam nasıl olur ne yazarım kim okur gibi endişelerim vardı. Ama bu işe adım atmamda en büyük etkilerden biri çok iyi bir okuyucu olmamdı. Kitaplardan bir anda blog okuyuculuğuna terfi etmiştim. Ve inanılmaz blog yazarları vardı. Her okuyuşumda kendimi bulduğum hislerime tercüman olan yazarlar vardı. Bam teline dokunan cinstendi onlar J
Bende düşündüm ki başkalarının yazılarında kendini arama yazdığın yazılarda kendini keşfet diyerekten  bu işe giriştim. Çünkü artık defterlere yazmak yetmiyordu insanlarda görsün istiyordum.

‘’ defterlerim deki yazılarımı , içinde saklanan tüm kelimeleri özgürlüğüne kavuşturdum ‘’

Ha çok mu yazdım ? yazamadım tabi. Çünkü çekingenliğim hala ilk gün ki gibi. Yani yazmaya yazıyorum da yayınlarken 40 kere düşünüyorum.
Bu işe girişmemde ki 2. Büyük etken de ufak çaplı aşk kazası geçirmiş bir kadının isyan sayfası da diyebiliriz. Son yıllarda blog açan kadınların bir kısmı (bende dahil olmak üzere) karşındaki insana anlatamadıklarını , içindeki nefreti her şeyi dökmek için yazıyor . (bkz. Pucca )

Bende yaşadığım olayı sindiremedim başıma geleni yazdım. En büyük ilhamın o’ydu zaten. Satır aralarım hep onunla doluydu. Şimdide olduğu gibi neyse …

Velhasıl kelam konu kısıtlaması yapmadım içimde tutamadığım , bastırdığım her şeyi gün ışığına çıkarmaya çalıştım J

Öyle böyle derken 1 yıl olmuş işte J

Şimdi teşekkür etme merasimi ^^
İlk olarak her zaman yanımda olan güzel yorumlarını ve desteğini esirgemeyen ayrıca fotoğraf seçimiyle de beni yalnız bırakmayan Yağmur’a J

Sonra o nefis yazılarıyla bazen bir uğraş bazen de farklı ilgi alanlarıyla dünyamı genişleten blog yazarlarına J

O kıymet bilmez satır aralarında dolanan ilham perime -.-

Ve en önemlisi yazılarımı okuyan ve yorumlarını eksik etmeyen okuyucu arkadaşlarıma …
 Çooooooooooooooooooooook teşekkürler ^^

Ps :dileğimi tuttum mumları üfledim gerçekleşmesi dileğiyle … J

22 Ekim 2012 Pazartesi

Kıskanmak mı ? ben mi ? Aaa çok ayıp !




İtiraf etmekten kaçındığım bir huyum varsa o da kıskançlık. Çok üstüme gelenler hemen çözer bu özelliğimi. Bence genel bir sorun ya neyse..

Bazen fena takıntı haline gelebiliyor. Kendimden biliyorum , her ne kadar ‘ sen aslında dozunda kıskançsın olması gerektiği kadar Cemre ‘ diye kendini teselli etmiyor da değilim :P.

Yani benim olayım biraz da mızmızlık aslında ben kuzenlerimi kıskanan bir insanım ki diğer olayları sevgili durumlarını falan siz düşünün artık.

Ya ben aslında sevdiğim insanları paylaşmayı sevmiyorum.onlarla iyi geçinen bir şeyler paylaşan insanlara yabancıysam bir o kadar daha yabancı oluyorum. Hiç şans vermiyorum..

Ben kendimi daha büyümüş , olgunlaşmış sırasına koyamamışken kuzenlerimin tek tek evlenip yuva kurmalarını hazmedemiyorum (tabiî ki evlensin mutlu olsunlar ben şu ilk evrelerden bahsediyorum yanlış anlaşılmasın :D ). Sanki o zaman çocukluğumu elimden alıyorlarmış gibi oluyor :/ sonraki bende ki olayı gör cadı kaynana mı dersin kötü görümce mi dersin … ( bu konuda en çok erkek kardeşimi acıyorum hakkatten kötü görümce olucam o zaman :D )

Ve sevdiğim adamı daha çok kıskanıyorum ama bu kısmı çok belli etmem. ( kimsenin egosunu bu yüzden tatmin de etmem ) ama yanında ben değil de başkaları varsa onun sohbetini , gülüşünü hatta sinirlenip kızmasını başkası paylaşıyorsa kıskançlıktan kahrolacak duruma geliyorum. Onu hissedememek beni deli ediyor…

Ama bu kıskançlık karşınızdaki insanla aranızda bir güven sorununa dönüşmemeli. Dozunda olmalı şöyle düşünün ilişkilerin akışı içinde gerekli bir unsur gibi hani kısa süren kavgalar gibi ilişkinin tuzu biberi deriz ya J

Hem azıcık da olsa kıskanıcaksın abii , kıskanmayan insanları samimi bulmuyorum -,-

Ps: şu burnundan kıl aldırmayan fenomenler bile kıskanmadan olmaz illa ‘’ sevdiğim adamı (kadını)kıskanmadan duramam ben ‘’ diyenler fav etsin diyor :P demek ki var bunda bir keramet =))