Pages

23 Ekim 2011 Pazar

çok konuşmam ama çok yazarımm .. :)

Öncelikle ben bu blogu neden açtım ? artık devir değişti teknolojik çağa girdik ya ondan :) .Ajandalarım dan kurtulmamın zamanı geldiğini düşündüm.Yazılarımın okunacak korksuyla yaşamaktansa böyle bir yönteme başvurup hem kendimi hemde yazılarımı okuyacak kişileri rahata kavuşturmayı düşündüm. hatta iyi ki de böyle düşünmüşüm :):) ve ilk yazımı da yazıyorummmm ....

insan hayatında kimi unutamaz ? annesini, babasını,çocukluk arkadaşını ya da ilk aşkını ??... insanın unuttukları vardır onlar neyi unuttuklarını bile hatırlamazlar.
bir de benim gibi sorunlu olup unutmak için çabalayıp da hiç bir şeyi unutamayanlar var işte..
mesela ben 5 yaşımdan itibaren hiç bir şeyi unutmam.herhalde kıskançlık duygumu ilk keşfettiğim zamanlar olsa gerek .üzerimdeki sevginin paylaşılduğını anladığım sıralar. ( o ara abla olmuştum ben :) ) önce annemle babamın sevgisini paylaştım kardeşlerimle sonra da beni seven herkesin sevgisini paylaştım.kıskançlığımın dozunu ayarlayabildim mi ? tabi ki hayır :) aslında abartmadığınız sürece kıskançlık iyidir yani .. :)
bazen kötü oluyo tabi (mesela evlenen kuzenlerimi kıskanabilme potansiyeline de sahibim sevdiğim insanları tanımadıklarımla paylaşma fikri beni hep kötü etkilemiştir )
 Ne kadar ben insanları sevsem de gerçek anlamda bunu başarabildiğimi sanmıyorum.ve bilmediğim bu sevgi kavramını hep yanlış insanlar dan öğrenmeye çalıştım. öyle ya ilk aldatıldığımda 6.sınıftaydım... o çocuk kalbimle bile ne kadar üzülmüştüm..
Eh büyüdüm koca kız oldum yine bişi değişmedi yine aldatıldım.pehh o zaman sevgilimi kaç kişi ile paylaşıyodum ben bile bilmiyodum.ama suç biraz da bendeydi biliyodum onun nasıl bir casanova olduğunu...
Sonra oturdum düşündüm. ben bu işi beceremiyorsam daha denemeyecek aşık olmayacaktım.ve ben bunu başardım da hayatıma uzun bir süre kimseyi sokmadım . bekarlık sultanlıktır hesabı :p hayatıma dahil olmak isteyenleri kendi yöntemlerimle saf dışı bıraktım.tabi bunca boynuzlanmamın sonucunda bazı sorunlar olmadı değil.. mesela onunla aynı adı taşıyanlar potansiyel bir casanovaydı, gittiği mekanlar ,yediği yemekler,dinlediği müzikler daha neler neler...(hatta o ara pilav ,tavuk fix yemekleri zor yiyordum yani yemek zorundaydım ne dicektim anneme başıma bunlar geldi yemiyorum diyemezdim )
  ben bu arada akıllandığımı zannederek birine güvenmeye hazır olduğumu zannettim. sonunda boyumun ölçüsünü bir karış farkla alarak doğru bir karar aldığımı anladım. işin kötüsü fotoğrafları hariç reel de kendisini görmediğim birinden fena bir şekilde etkilenmiştim ...
  Kendimi güya kaptırmıcaktım ama oldu malesef :/ suç benim değildi onunda suçu vardı tabi ..  ( yani kore düşkünlüğümü bile yadırgamamıştı ay oda mı yalan diye düşünmüyor değilim :/ olamaz mı olabilir ...)
neyse ki reelde kendisini göremeden o yeni aşklara yelken açmış bile bir de bunu ben kendim öğrendim.(acıdım kedime şu anda )
yaptığımız son msjlaşmada saçmalığını anlatmıcam tam bir trajikomedi tadındaydı.
sonunda üzülen yine ben oldum.bütün kız arkadaşlarıma anlatarak benim yerime onların içindeki nefrete ve kötü sözlere maruz kalmasını sağladım ziraa ben kendisine toz konduramıyorumm.. :/
      Böyle durumlar oldukça ister istemez aşktan soğuyorum tabi onun da benden alıp götürdükleri var olmaz mı..
          - iskender yemiyorum mesela
          - en sevdiğim şarkıyı dinleyemiyodum ama o sorunu hallettim sayılır ..
ve yine ajadalarımından yabancı olmadığım bir durum burda da kendini gösterdi elimin ayarı yok iyi döktüm içimi :)
 ha bide iyi ki parfüm kokusunu bilmiyorum hayat daha da çekilmez olabilirdi ....
                                                                                  ütopyamdan herkese iyi geceler .. :):)